Özel İlgi Hastanesi

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Soğanlı Caddesi

No:77 Güngören / İSTANBUL

7 / 24 Bize Ulaşın

0212 506 05 66

ONLİNE RANDEVU
Prostat Kanseri Nedir?

Prostat Kanseri Nedir?

PROSTAT NEDİR? 
Prostat, erkekte idrar kesesinin altında bulunan küçük bir salgı bezine verilen isimdir. Prostat salgı bezi sadece erkeklerde bulunur. Mesane (idrar kesesi) çıkımında idrar yolunu sarar. Prostat salgı bezinin görevi meniyi oluşturan sıvının bir bölümünü salgılamaktır. Bu salgının içinde bulunan maddeler özellikle spermlerin vajinal ortamda enfeksiyonla karşılaşmasını önlemekte ve meninin 20-30 dakika içinde akışkan hale gelmesine (likefaksiyon) neden olmaktadır.

Prostat kanseri de diğer kanser türleri gibi vücuttaki normal hücre büyümesinin bozularak sonuç olarak tümör adı verilen bir doku kitlesi oluşturması durumudur. Tam olarak sebebi bilinmese de, yaş, ırk ve genetik faktörlerin büyük rol oynadığı tespit edilmiştir.

Prostat büyümesi genellikle iyi huylu bir tümör olarak büyüme şeklindedir. Bu nedenle kişiler genellikle işeme ile ilgili sorunlarla karşılaşınca bir doktora başvurmaktadır. Belirtilerin meydana gelmesi iyi huylu prostat büyümesinde sosyal yaşamı etkileme dışında önemli bir sağlık sorununa yol açmayabilir. Ancak derecelendirilen şikayetler hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Prostat muayenesi, kan testleri ve gerektiğinde yapılan prostat iğne biopsisi ile iyi huylu olduğu düşünülen prostat büyümesinde, şikayetlerin derecesine göre hastaların takibi, ilaçla ya da cerrahi ile tedavisine karar verilmektedir.

Ancak prostat kanserinde (kötü huylu prostat tümörü) yukarıda belirtilen klinik belirtilerin hafif ya da şiddetli şekilde oluşması, kanseri tamamen kontrol edecek tedavinin yapıldığı erken evrenin geçirilmiş olduğu dönem anlamına gelebilir. Bu nedenle 50 yaşın üzerinde her erkeğin, yukarıda belirtilen sıkıntılar olsun ya da olmasın, yılda bir kere mutlaka doktor kontrolüne (prostat muayenes ve kanda PSA testi için) gitmesi önerilmektedir. Eğer I. derece akrabalarında (baba, erkek kardeş gibi) prostat kanseri olan kişilerde sözü edilen yıllık kontrollerinin 45 yaşından itibaren başlanması önerilmektedir. Zira I. derece akrabalarında prostat kanseri olanlar erkeklerde, yakınların hastalığa yakalanma yaşına göre, prostat kanseri görülme riski, normal toplum oranlarına göre, 2-6 kat arasında artmaktadır.

Şekil-4. Parmakla prostat muayenesi

Prostat kanserinin klinik belirtileri nelerdir?

Çok sayıda kanser türlerinde olduğu gibi, prostat kanserinin de tipik erken belirtileri yoktur. Prostat kanserinin başlangıç aşamasında hasta ilkönce herhangi bir şey farketmez. Bu hastalık ancak nispeten geç bir zamanda rahatsızlıklara yolaçar. İdrar yaparken zorluklar ve idrar torbasını boşaltmada rahatsızlıklar gibi, prostatın habis olmayan iyi cins büyümesi (prostat hipertrofisi) hallerinde sık sık rastlanan belirtiler, kanserde ancak ilerlemiş dönemde ortaya çıkar ve hastanın hastalıktan tamamen kurtulma olanağı mümkün olmayabilir. Habis tümör sıklıkla prostat bezin dış kesimlerinde oluşur ve ancak tümör oldukça büyüdükten sonra idrar borusunu daraltarak belirtilere yol açar.

Bölgesel ağrılar, ve de idrara veya meniye kan karışması halleri de, ilerlemiş safhada tespit edilebilirler. Bu belirtiler, genellikle tümörün artık prostatın yanındaki diğer dokulara sıçradığının belirtisidir. Siyatik ağrıları ve kemik ağrıları kalça kemiklerinde, bel kemiğinin alt kesimlerinde veya iskeletin diğer kesimlerinde oluşan kardeş tümörlerden (metastaz) kaynaklanabilir. Çünkü ilerlemiş safhadaki prostat kanserlerinin %60 kadarı kemiklerde metastaz oluşturur. Bunlar bazı hallerde tümörün sebep olduğu ilk ağrılardır.

PROSTAT KANSERİ NASIL BELİRLENİR?
Prostat kanseri erken safhasında teşhis edilirse, doğru ve yerinde bir tedavi ile iyileşme şansı yüksek bir hastalıktır. Amaç hastalığın prostatın içinde sınırlı iken, yani hiçbir klinik belirtisinin olmadığı dönemde tespit edilmesidir. Bu aşamada elimizde iki basit ve az ağrı verici muayene metodu vardır: prostat muayenesi ve kanda PSA denilen bir maddenin ölçümü  PSA (Prostat Spesifik Antijen) prostat kanserine özel bir madde değildir. PSA maddesi prostatın salgı bezlerinden salgılanır ve kanda da belirli bir seviyede bulunur. PSA’nın düşük olması o kişide kesin olarak prostat kanseri olmadığını göstermeyeceği gibi, yüksek olması da kesinlik bir şekilde kanser varlığının habercisi değildir. Ancak PSA değeri prostat kanseri konusunda bize parmakla prostat muayenesini birlikte hastayı değerlendirmemizi ve prostat kanseri olasılığını göstermesi açısından önemlidir. PSA değerinde sınır 4 ng/ml olarak düşünülse bile, günümüzde birçok merkezde 2.5 ng/ml değerinin üstünde dikkatli davranılarak, alt değerlendirmeler ile, prostat biopsisi önerilebilmektedir. Bu alt değerlendirmeler toplam PSA ile kandaki serbest PSA’nın oranlarının değerlendirilmesi, PSA’daki aylar içindeki artış hızı gibi değerlendirmelerdir.

PSA sadece kanserli durumda değil, iyi huylu prostat büyümesinde de kanda yükselebilir. Ayrıca prostat üzerinde tahrişe yol açabilen prostat iltihabı, idrar yolu infeksiyonu, prostat taşı, idrar yolundan sonda takılması da kanda PSA yükselmesine neden olabilir. 

Parmakla muayenede, rektumdan prostat bezi kolayca hissedilebilir ve yüzeydeki küçük düzensizlikler bile bu kolayca fark edilebilir. Özelikle sert alanların parmakla hissedilmesi kanser şüphesi anlamındadır. Kötü huylu tümörler genellikle organın bu yüzeyinde oluştuğundan, parmakla rektal prostat muayene metoduyla, en azından yüzeysel oluşan kanserlerin erken teşhisi, fazla ağrı verici olmayan bir şekilde mümkündür.

PSA yüksekliği olan ve/veya parmakla rektal muayenede prostatında nodül veya sertlik saptanan hastalara prostat biyopsisi uygulanır. Prostat biyopsisi hastalığın tanısının konması için olmazsa olmaz bir testtir. Prostat iğne biyopsisi, parmakla muayenede olduğu gibi, makata yerleştirilen bir ultrasonografi alıcısı yardımıyla elde edilen prostat görüntüsü rehberliğinde alınmaktadır. Biyopsi örnekleri bir iğne yardımı ile alınır. Prostat bezinin görüntüsü altında, prostatın belirli alanlarından iğne ile biyopsi örneği alınır.

PROSTAT KANSERİ İLE YAŞAMAK

  • Şüpheleriniz aşabilmek (üstesinden gelmek)
  • Size prostat kanseri olduğunuzu söylediklerinde geleceğiniz hakkında kaygılanmanız gayet doğaldır. Şunu bilmelisiniz ki, prostat kanseri olmanız sizi hiçbir aktivitenizden alıkoymayacaktır. Bunun yanı sıra kanser erken evrede yakalanmış ise tedavi şansınız mükemmeldir. 
  • Geç evrede tanı konmuş olması her şansı yitirdiğiniz anlamına gelmez. Genellikle hastalığınız kontrol altına alınabilir.
  • Prostat kanserinin nasıl geliştiğini ve nasıl tanı konulduğunu bilerek vücudunuz da olup bitenleri daha iyi anlayabilirsiniz. Buna ek olarak tedavi metotlarını da bilirseniz prostat kanseri ile yaşam seçenekleriniz daha iyi anlaşılabilecektir.

“Benim hiçbir şikayetim yok. Ben kanser değilim!”
Çok hatalı bir davranıştır. Prostat kanseri sıklıkla herhangi bir belirti vermez. Belirtiler genelde prostat veya üriner sistem dışı nedenlere bağlıdır.

“Ben kanserim ve bu nedenle de yakın zamanda öleceğim!”
Prostat kanseri kontrol altına alınabilen ve yavaş büyüyen bir kanserdir. Bu nedenle de bir çok erkeğin ölüm nedeni prostat kanseri değildir.

“Tedavi sonucu empotan (penisin uyanmaması, ereksiyon olmaması) veya İnkontinan (idrar kaçırma) olurum!”
 Bu gibi sorunlar her zaman ortaya çıkmaz. Çıksa bile üroloğunuzun elinde bu sorunları ortadan kaldırabilecek bir çok alternatif vardır.

“Hayatımı istediğim gibi yaşayamayacağım! ”
Günümüz tıbbındaki ilerlemeler ile prostat kanserli hastaların yaşam kalitesi belirgin olarak artmıştır. Rahatlıkla konforlu bir hayat sürebilirsiniz.

SİZİN İÇİN DOĞRU TEDAVİNİN SEÇİLMESİ
Kesin tanınız konulduktan sonra, tedaviniz daha spesifik olabilir. Size en uygun tedaviyi bulabilmek için, üroloğunuz değerlendirilme sonuçlarınızı kullanır. Bu bilgi diğer durumlarla birlikte (genel sağlık durumunuz ve yaş gibi ), sizin için hangi tedavinin en iyisi  olduğuna karar vermemize yardımcı olacaktır.

Kesin tedavi (tam kurtarma)
Eğer kanser erken dönemde yakalanmış ise, şansımız çok yüksektir. Kanser cerrahi olarak çıkartılabilir ya da radyoterapi (ışın tedvisi) ile yok edilebilir.

Kontrol altına almak için tedavi
Eğer kanser ileri evrede bulunmuş ise, yaygınlığı ve bunun etkileri genellikle tedavi edilebilir. Kanser cerrahi, radyasyon, hormon tedavisi veya kemoterapi (ilaçla tedavi) ile tedavi edilebilir.

Bekle gör tedavisi
Yaşınıza, mevcut sağlık durumunuza, tümörünüzün tipine bağlı olarak doktorunuz size herhangi bir tedavi şekli önermeyebilir. Buna “Bekle Gör” tedavisi denir. Doktorunuz durumunuzu sıkı bir şekilde  takip edecektir. Doktorunuz size ne  sıklıkla takibe gelmenizi söyleyecektir.

Hastalıklı dokuların çıkarılması
Eğer kanserinizi prostatınıza sınırlı gibi gözüküyorsa, doktorunuz size bir cerrahi önerebilir (radikal prostatektomi). Doktorunuzun amacı, hastalıklı prostat dokusunu ve kanserin tamamını çıkarmaktır. Cerrahi genellikle 2-5 saat sürer. Kanserinizin prostat dışına taşmadığını anlamak için  bazı lenf nodlarınız  çıkarılabilir. Prostatınız çıkarılıp mesaneniz ile üretranız yeniden uç uca bağlanacak ve penisinizden bir sonda takılacaktır. Bu sonda mesanenizden  idrarınızı dışarı akıtacaktır. Her cerrahide olduğu gibi, burada  da komplikasyon ihtimalleri vardır. Üroloğunuz  bunları size anlatacaktır. Ameliyattan sonra yoğun bakım odasında uyanacaksınız ve daha sonra odanıza alınacaksınız. İdrarınız kanamalı ya da bulanık ise paniğe kapılmayınız. Kullanılan cerrahi yaklaşımının tipine ve sizin kendi sağlık  durumunuza bağlı olarak 3-6 gün içinde evinize dönersiniz.

Radyoterapi
Üroloğunuz sizi bir radyasyon onkoloğuna gönderebilir. (Hastalıkları tedavi etmek için radyasyon tedavisini kullanan kanser uzmanı). Radyasyon tedavisinin amacı kanserli hücreleri öldürerek onların yerini normal hücrelerle değiştirmektir. Kanserin üzerine, küçük dozlarda radyasyon ışınlanabilir ya da prostat içine direk olarak radyasyonlu maddeler yerleştirilebilir. Hangi yöntem olursa olsun radyasyon seviyesi sizin ve çevrenizdeki insanlar için güvenlidir. Tedavi başladığında çoğu kanser hücresi hasara uğrar ve ölür. Bunun yanında bazı normal hücreler de etkilenir. Tedavi devam ettiği için kanser hücrelerinin yıkılması devam eder, yaralanmış normal hücreler kendilerini tamir ederler. Tedavi sonunda, hücreler 12-18 ay boyunca ölmeye devam ederler normal hücreler kanser hücrelerinin yerini alır. 
     
Tedavi öncesi radyasyon onkoloğunuz hastalığınız ve sizin sağlık durumunuzu göz önünde bulundurarak bir tedavi planlayacaktır. Tedaviye başlamadan önce, size bir simülasyon yapılacak. Bu işlem esnasında radyasyon alacak bölgeler tespit edilecektir.  

Büyüme ve yayılmanın yavaşlatılmasına yönelik tedaviler: 
Hormon tedavisi  :  Bir çok prostat kanser hücresi büyümek için testesteron denilen erkeklik hormanuna ihtiyaç duyar. Üroloğunuz hap ya da iğne tedavisi şeklinde size hormon tedavisini önerir. Bu tedavi testesteron kaynağını ortadan kaldırır ya da üretimini bloke eder. Vücuttaki testosteron seviyelerini azaltmak için ilaç tedavisine alternatif bir diğer yöntem ise testislerin cerrahi olarak çıkarılmasıdır (orşiektomi). Kemoterapi, hormon tedavisine ek olarak ya da tek başına kullanılabilir. Yine radyoterapi ile hormon tedavisi ek ya da tek başına kullanılabilir.