Özel İlgi Hastanesi

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Soğanlı Caddesi

No:77 Güngören / İSTANBUL

7 / 24 Bize Ulaşın

0212 506 05 66

ONLİNE RANDEVU
EMDR Terapisi Nedir?

EMDR Terapisi Nedir?

Eye

Movement

Desensitization &

Reprocessing

Bağımlılıklar , Kaygı / anksiyete, Bipolar bozukluk, Depresyon ,Yeme bozuklukları, Panik atak, Fobiler , Travma sonrası stres bozukluğu, Uyku bozuklukları tedavisinde kullanılan EMDR TERAPİSİ NEDİR?

EMDR Nedir?

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing) Türkçe açılımıyla Göz hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelen psikoterapi yaklaşımı ilaç ve hipnoz kullanılmadan yapılan bir psikoterapi uygulamasıdır. Aklınıza gelebilecek her türlü travmatik deneyim, kaygı, depresyon, fobi ve panik atak da dahil olmak üzere çalışılması mümkün oldukça etkili bir psikoterapi yöntemidir. Terapist, danışanın gözlerini sağa ve sola hareket ettirerek danışanın beyninin her iki yarımküresini hafifçe uyarır ve bu şekilde danışanın kendisini rahatsız eden bellek ve duygulara yoğunlaşmasını sağlar. Buna alternatif olarak, dikkatin bir yönden diğer bir yöne aktarılmasını sağlayan çeşitli aletler de bulunmaktadır.  EMDR’ ın teorisi adaptif bilgi işleme modeli olarak adlandırılan bir modele dayanıyor. Yaşadığımız bir olay travmatik değilse beynin iki tarafı da iletişim halindedir. Yani beyin, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine ulaşan bilgiyi işler ve işlevsel hale getirebilir durumdayken; duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleşiyor. Böylece o deneyimle ilgili öğrenme gerçekleşiyor ve edindiğimiz bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirmek üzere depolanmış oluyor.

Bir kişi travmatik veya onu çok fazla rahatsız eden olay yaşadığında ise bu sistem bozuluyor ve yeni bilgi işlenip mevcut anı ağına entegre olamıyor. (yani beynin sağ ve sol tarafı arasındaki iletişim kopuyor). Sonuç olarak öğrenme gerçekleşmiyor. Ayrıca duygular, düşünceler, imgeler ve beden duyumları yaşandığı haliyle depolanıyor. Bu nedenle kişinin bugün yaşadığı bazı durumlar bu izole kalmış anıları tetiklediğinde, kişi o izole kalmış anıyı yeniden yaşar gibi etkilenebiliyor. İşte EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması ile öğrenme sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün olur. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görür.

EMDR terapisi nasıl çalışır?

Terapist danışan ilişkisi kurulduktan sonra hedef anılara ulaşılır ve danışana iki yönlü uyaranlar verilir. Bu uyaranlar, göz hareketleri, iki kulaktan sesli uyaran verme veya iki yönlü dokunsal uyaranlar verme şeklinde olabilir. Bu iki yönlü uyaranlar, bu terapinin temel yöntemidir ve sonucu etkiler. Bu uyaranlar ile beynin iki yarım küresi arasında geçiş sağlanır. Bu nedenle olumsuz yaşantıların hafıza alanlarına çok daha hızlı erişilebilir. Böylelikle korkulu, kaygılı olarak depolanmış belleğimiz yerine; güvende ve güçlü olduğumuz, kendimizi koruyabileceğimiz, kendimize güvenebildiğimiz gibi, yeni bilgiler oluşturulur.

EMDR terapisi hangi durumlarda uygulanabilir?
EMDR temelde yoğun korku ve kaygılar için uygulansa da günümüzde birçok psikiyatrik bozuklukta kullanılabilen bir terapidir. EMDR'ın kullanıldığı rahatsızlıklar şu şekilde sıralanabilir:

EMDR terapisi ile kaza, deprem, savaş, taciz, şiddet gibi travmatik olayların üzerimizde bıraktığı kötü etkilerden kurtulabiliriz.

EMDR terapisinin etkili olduğu diğer bir alan olumsuz yaşam deneyimleridir.

Ayrıca yaşadığımız travma ve olumsuz yaşam olayları, kaygı bozukluğu, depresyon, kızgınlık ve öfke nöbetlerine de neden olduğu için bunlar da EMDR terapisi ile tedavi edilebilir.

EMDR terapisi ayrıca; aile çatışmaları, boşanma, okulda zorlayıcı olaylar gibi kriz yaşantılarında; kaygı bozuklukları ve fobilerde de etkili olmaktadır.
 

EMDR terapisi nasıl uygulanır?
    EMDR bir hipnoz yöntemi değildir ve danışan terapi boyunca uyanık ve bilinçlidir. Danışanlar ile önceki yaşantılar ile ilgili anılar belirlenir. Sonrasında hedef anılara ulaşılırken danışana iki yönlü uyaranlar verilir. Bu uyaranlar, göz hareketleri, iki kulaktan sesli uyaran verme veya iki yönlü dokunsal uyaranlar verme şeklinde olabilir. Bu iki yönlü uyaranlar, bu terapinin temel yöntemidir ve sonucu etkiler. Bu uyaranlar ile beynin iki yarım küresi arasında geçiş sağlanır. Bu nedenle olumsuz yaşantıların hafıza alanlarına çok daha hızlı erişilebilir. Böylelikle korkulu, kaygılı olarak depolanmış belleğimiz yerine; güvende ve güçlü olduğumuz, kendimizi koruyabileceğimiz, kendimize güvenebildiğimiz gibi yeni bilgiler oluşturulur. EMDR terapisinin en iyi sonucu verebilmesi için, terapistin yeterli bir eğitim almış ve iyi bir klinisyen olması çok önemlidir. 

EMDR tedavisi kaç seansta tamamlanır?
    Öncelikle EMDR terapisi yapanın, terapist-danışan ilişkisini çok iyi sağlamış olması gereklidir. EMDR terapisinin ne kadar süreceğini hastanın ruhsal durumu, eşlik eden başka psikiyatrik hastalığın varlığı, yaşadığı travmanın karmaşıklığı ve hastanın psikososyal destek sistemleri belirler. Bu terapide sorunlar bazen bir seansta çözülebilmesine rağmen önerilen 3 seansta duygu ve düşüncelerin işlenmesidir. Bazen karmaşık travmalarda 8-10 seans boyunca devam

EMDR terapisini 4 maddede özetlersek;

1)Başta göz hareketleri olmak üzere çift yönlü dikkat uyarımı tedavinin sadece bir bileşenidir.

2)Karmaşık ve kapsamlı bir psikolojik tedavi yöntemi olan EMDR’de sonuç almak için resimler, kognisyonlar, bedensel duyumlar, artmış bir farkındalık ve kişiler arası sistemlerden yararlanılır.

3)Tek ve standart bir EMDR protokolü olmayıp, klinisyen psikopatolojinin türüne ve danışanın ihtiyacına göre şekillendirilmiş terapötik bir yol izlemelidir.

4)Sekiz aşamalı uygulama sonucu amaç danışanı geçmişten kurtarıp psikolojik sağlığına kavuşturmaktır. Neticede danışanın olumsuz deneyimleri fırsat haline getirilerek öğretici karakter kazanacaktır.

EMDR tedavisi ile elde edilebilecek kazanımları bir örnekle açıklarsak;

Cinsel istismar ve tacize uğramış birinin zihninde olayla ilgili görüntülerin kalması hemen hemen kaçınılmazdır. Bu görüntüler bilinç dışından bilince ulaşmaya çalışarak bireyin yaşamında birçok olumsuzluklara zemin hazırlar. Ayrıca kişide yaşanılan olay nedeniyle olumsuz düşünceler veya negatif kognisyonlar gelişir. Korku, utanç, suçluluk gibi olumsuz duygular ve bunlarla bağlantılı bedensel duyumlar farklı psikopatolojilere yol açabilir.

Bu hastada yapılacak EMDR terapisi ile önce olay anı korku, utanç, güçsüzlük gibi kötü duygular hissetmeden hatırlanır hale gelecek, kontrol dışı bedensel duyumlar sönecektir. Sonraki aşamada ise yaşadığım olay gerçekten kötü ve çirkin ama olay benim hatam değildi, ben değil o utansın gibi içselleştirmeler gelişecek, hatta kendini daha da güçlenmiş hissederek ‘’ben güçlü ve dayanıklı biriyim, en zor durumda bile ayakta kaldım’’ diyebilmeyi başaracaktır.

Özetle, EMDR ile rahatsız edici anının verdiği olumsuz duygu, negatif kognisyon ve olumsuz resimler berraklığını kaybetmiş, daha uygun bilgilerle ilişkilendirilir olmuştur. Hasta yaşanmış kötü deneyimden kendisi için öğretici olacak gerekli ve kullanışlı bilgiyi almış, kötü deneyim anı ağında uyumlu, sağlıklı ve stres oluşturmayacak biçimde depolanmıştır.

EMDR ile; Danışanın geçmiş deneyimlerinden ders çıkarmasına yardım edilir ve danışanda stres oluşturan mevcut uyaranlara karşı duyarsızlaşma sağlanır. Ayrıca danışanın bireysel olarak ve kişiler arası ilişkilerinde başarılı olması amacıyla ileride kullanacağı uygun becerileri kazanabilmesine yardımcı olunur.

Bu amaçla etiyolojik kökene inmeyi sağlayan psikodinamik terapi, şartlı tepkileri öne çıkaran davranışçı terapi, hatalı inançları ele alan bilişsel terapi yanında hipnotik prosesleri de içeren bütüncül bir yaklaşım gerekir. Farklı psikoterapi yöntemlerini özümsemiş bir terapistin önemi burada kendini gösterir. Danışanların anıları ve bilgi işleme mekanizması arasındaki etkileşim kurulduğunda tedavi sağlanmış olacaktır.

EMDR uygulamasında adaptif bilgi işlemenin çalışmasıyla, işlevsel olmayan bir şekilde depolanma sebebiyle rahatsızlık veren, bizi kontrol eden anıların etkisinden kurtuluruz. Hafızamıza kazınmış olay hatırlanacaktır ama olay anındaki eski duygu ve hislerin hükmü kalmayacağından ruh sağlığı yeniden kazanılacaktır. EMDR’nin spesifik rolü şimdiki zamanda işlev bozukluğuna sebep olan anıların etkilerinin özümsenmesini sağlamaktır.

EMDR terapisinde aşağıdaki psikoterapi yöntemlerinden sıklıkla yararlanırız.

1)Psikodinamik yaklaşım:

Burada bireyin doğal tamamlama eğiliminin travmatik anı üzerinde, kişinin dünyaya ilişkin içsel modelleri ile uzlaşana dek aktif bellekte yeniden çalışmaya devam ettiğine inanılır. Travma var olan şemayla birleşene kadar bilgi, aktif bellekte rahatsız edici düşünceler olarak ortaya çıkmaya devam eder. EMDR tedavisi sırasında kullanılan stresle başa çıkma, psikodrama, kendini kontrol teknikleri, serbest çağrışım gibi uygulamalar psikodinamik modelle uyumludur.

2)Davranışçı yaklaşım:

EMDR terapisinde çift yönlü öğrenme teorisi klasik ve edimsel koşullanmayla birleştirilir. Tedavi sırasında direkt terapötik maruz bırakma yöntemleri davranışçı tedavilerdendir. Travmatik anılar anksiyete azalana kadar birkaç seans boyunca tekrar canlandırılır.

3)Bilişsel davranışçı yaklaşım:

Baş etme mekanizmalarının öğretilmesi, kognitif müdahaleler, stresi kontrol etme teknikleri, kişinin kendine dair olumsuz düşünceleri yok etmeye çalışma bilişsel terapi içindedir. Kendini küçümseme, kendini suçlama, utanç, pozitif kendilik ilkesi gibi birçok konu bilişsel davranışçı yaklaşımla ele alınır. Kognitif yeniden değerlendirme ile klinisyenin sunduğu yeni bilgiyi, başa çıkma yetenekleri ve davranışları bir araya getirmek EMDR’nin önemli bir yönüdür.

4)Bütüncül yaklaşım:

Çift yönlü dikkat uyarımlarının yanısıra, EMDR farklı ve bütüncül bir psikoterapi yöntemi olarak, deneyimsel, psikodinamik, feminist ve başka birçok ana psikolojik yönelimi bünyesinde barındıran komplike bir tedavi yöntemidir.

EMDR tedavisinde bütüncül adaptif bilgi işleme modeli, doğuştan var olan kendi kendini iyileştirme sisteminin uyarılmasının altını çizerken, farklı psikoterapi ekollerinden de en uygun biçimlerde yararlanılır.

EMDR, kelime anlamı olarak Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme olarak isimlendirilmiş olsa da sistemik bir yaklaşımı gerektiren karmaşık bir tedavi yöntemidir. Göz hareketleri bilgi işleme kanallarını açan uyarı şekillerinden sadece birisi olup, terapinin amacı da duyarsızlaştırma ile sınırlı değildir.

Uzm. Klinik Psk. Fatime Ceylan

Randevu için: 0212 506 05 66 / 1716