Özel İlgi Hastanesi

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?

Bize Mesaj Yazın...

Soğanlı Caddesi

No:77 Güngören / İSTANBUL

7 / 24 Bize Ulaşın

0212 506 05 66

ONLİNE RANDEVU
Bahar / Saman Nezlesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bahar / Saman Nezlesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Özellikle mevsim değişikliklerinde ortaya çıkan, bahar nezlesi veya saman nezlesi gibi isimlerle de anılan mevsimsel alerjik rinit, üst solunum yollarında temel olarak da burun içini döşeyen mukozada, bir alerjene bağlı olarak tetiklenen, artmış bağışıklık sistemi yanıtı nedeniyle ortaya çıkan bir hastalıklıktır. Alerjik rinit her yaşta görülebilir.

Mevsimsel olan tipi daha çok polenlerin ortaya çıkışıyla veya bitki örtüsünün değişiklik gösterdiği dönemlerde alerjenin havaya salınmasıyla hastalarda belirti oluşmasına yol açar. Perennial (yıl boyu) olan tipinde ise şikayetlerin ortaya çıkışı herhangi bir zaman olabilir ve daha çok ev tozları, hayvan tüyleri, akarlar, küfler, bazı ilaçlar ve gıdalara bağlı gelişir. Hastalarda burun tıkanıklıgı, hapşırma, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve kızarma, göz altlarında morluk, yüzde baskı hissi, baş ağrısı, boğazda kaşıntı hissi ve öksürük gibi belirtiler vardır. Semptomları nedeniyle bazen grip ve sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabilir.


Tanı konulmasında ayrıntılı öykü alınması ve tam bir kulak burun boğaz muayenesi en temel unsurlardır. Alerjik yatkınlığın ve alerjenin saptanması açısından kandan ve deriden testler yapılabilmektedir. Bu testlerde her zaman anlamlı bir sonuç çıkmayabilir ve bazı durumlarda daha ileri moleküler tanı testleri gerekebilir. Test sonuçları negatif gelse dahi, muayene bulguları ve hastanın öyküsü alerjik rinit yönünde ise teşhis konulabilir ve tedavi planına geçilebilir. Kulak burun boğaz hekimi değerlendirme esnasında endoskopi ve gerekli hallerde tomografiye ihtiyaç duyabilir. Ailede alerji veya atopi öyküsünün olması, evde hayvan beslenmesi, yaşanılan ortam havasının kirliliği ve sigara içilen ortamda bulunmak başlıca risk faktörlerini oluşturmaktadır. Alerjik rinit alt solunum yollarında astım ile birliktelik gösterebilir ve hastalar bu açıdan da mutlaka değerlendirilmelidir.


Tedavi yaklaşımında en önemli basamak, eğer testlerde belirli bir alerjen saptanmış ise, bu alerjenle temastan kaçınmak ve aynı ortamda bulunmayı engelleyecek tedbirler almaktır. Anti-allerjik ilaçlar ve burun içi kortizonlu spreyler ilaç tedavisinin temelini oluşturmaktadır. İlaçlara ek olarak, yüksek hacimli burun yıkama etkili ve basit bir yöntemdir. Uzun süreli ve tedaviye dirençli hastalık durumlarında, ayrıca klasik ilaçları kullanamayan hastalarda, immünoterapi olarak adlandırılan aşı tedavisinden faydalanılabilmektedir. Hastalığın tanı, tedavi ve takibinde kulak burun boğaz, göğüs hastalıkları, alerji-immünoloji ve cildiye branşları gerekli hallerde multidisipliner olarak çalışmaktadır.
Hastalık tedavi edilmediğinde ve ilerleme gösterdiğinde sinüzit, burun polipleri, orta kulak iltihabı ve astıma davetiye çıkarabilir. Ayrıca, yukarıda ifade edilen belirtilere ek olarak koku ve tat alma duyularında azalma, uyku bozukluğu, sürekli yorgunluk hali, geçmeyen baş ağrıları, konsantrasyon azlığı ve algılama güçlüğü gibi hayat kalitesini olumsuz etkileyen başka belirtilere de yol açabilir.


Alerjik rinit tedavisinde birincil olarak cerrahinin yeri yoktur ve alerjik rinitin ameliyatla ortadan kaldırılması mümkün değildir. Ancak alerjiye bağlı burun etlerinde büyüme, kronik sinüzit gelişimi, polip denilen et oluşumu, anlamlı septum eğriliği gibi durumlarda medikal tedavinin etkisini artırmak amacıyla ameliyat gerekebilir.